Karahan Tepe Yapısal İncelemesi

Burak Öztürk
Bu yazımızda, Karahan Tepe’nin mimari özellikleri, yapı bölümleri, bu bölümlerin kendine has özellikleri ve işlevleri, konu ile alakalı literatürden ve alanında uzman kişilerin alıntılarından yararlanarak anlatacağız. 


Eser Karahan Tepe’nin yapıldığı, kullanıldığı zamanı ve dahil olduğu dönemi konu ile ilgili literatürden yararlanarak nakletmiştir. Fallus biçimli sütunlar ve yılan kabartmaları, toplumsal hiyerarşi, doğurganlık ve ruhsal dönüşüm temalarını yansıtır. Küçük buluntular arasında taş heykelcikler, boncuklar, yontma taş aletler ve geometrik bezemeli taş levhalar bulunmaktadır. Bulgular, Karahan Tepe’nin Neolitik dönemde gelişmiş bir sembolik düşünceye, ritüel pratiğe ve planlı mimariye sahip topluluklar tarafından kullanıldığını göstermektedir.


İnsanlık tarihsel gelişimi esansında hayatta kalmak için diğer hayvanlardan farklı şekilde alet kullanmayı, üretmeyi ve bunu nesiller boyu aktarmayı öğrenmiştir. Taşları yontmayı, bunlardan çeşitli aletler ve silahlar yapmayı öğrenen insanlar zaman içinde sayılarını arttırmış ve hayatta kalmanın ötesine çıkıp iç dünyalarını dışa vurabilecekleri alanları var etmeye başlamıştır. Mağara resimleri, estetik kaygı güden süs eşyaları, sadece soğuktan korunmak için değil statü veya gösteriş için giyilen giysiler... Avcı toplayıcı toplum yapısından yerleşik toplum yapısına geçiş hakkındaki bilgilerimiz olmasına rağmen yeni bulgularla bu dönemin değiştiğini görmekte gayet olası bir durumdur. Göbekli Tepe’nin keşfi de bunun gibi bir durumdur. Bilinenleri değiştiren ve farklı bir tarih yazımına giden yolu aralayan bir keşiftir. Konumuz olan Karahan Tepe’nin keşfi ise Göbekli Tepe’nin yalnız olmadığını ve onun gibi farklı yerleşim yerlerinin de olduğunu kanıtlayan bir başka keşiftir. Göbekli Tepe’nin kazılarından sonra bulunan yerleşkenin önemi araştırmacılar tarafından fark edilmiş ve civar yerleşkelere dair çevre taraması yapılmıştır. Karahan Tepe’de 1997’de keşfedilmiştir, (Çelik, 2011, s. 241-247) fakat kazılar 2019 yılında başlamıştır. Şanlıurfa’nın 63 kilometre doğusundaki Harran Ovası’nın Güneydoğusunda bulunan Karahan Tepe yerleşkesi yaklaşık olarak MÖ 9500-8000 yıllarına tarihlenmiştir. Dönem olarak Çanak Çömleksiz Neolitik döneme tekabül etmektedir. (Çelik, 2011, s. 241) Tektek Dağları adıyla bilinen bu bölgede tarlalarda 266 adet sütun başı gözlemlenmiştir. (Çelik, 2000, s. 6) 


Andrew Collins Karahan Tepe ile ilgili kaleme aldığı eserde keşfedilen yapının tanımını şu şekilde yapmıştır: 

Yapı AD (Büyük Elips) Üç bağlantılı yapı kısmen veya tamamen kireçtaşı kayadan oyulmuştur. En büyüğü, Yapı AD (popüler olarak “Büyük Elips”), eliptik bir görünüşe sahiptir ve maksimum uzunluğu 23 metre (75 fit) ve genişliği yaklaşık 20 metre (65 fit) civarındadır. Çevre duvarının kuzey, doğu ve güney bölümleri yaklaşık 1,5 metre (5 fit) kalınlığında kuru taş duvarlarla yapılmıştır. Bu duvarın içine başlangıçta 18 T-sütunu yerleştirilmişti ve bu sütunların arasında Nevalı Çori ve Göbekli Tepe gibi diğer Seramik Öncesi Neolitik kült merkezlerinde bulunan taş sıralara benzer taş banklar vardır. Yerinde kalan en az bir banka üstü, ön dar kenarında oyulmuş süslemeler bulunduğu için açıkça eski bir T-sütunun gövdesidir."  (Collins, 2024, s. 1-3)


AD yapısının Batı yarısı tek parça kaya kütlesi içinden oyulmuştur. Burada üç adet taş taht bulunur. Bu taşların her biri insan oturabilecek büyüklüktedir. Önlerinde birer basamak ve set bulunur. Bu tahtlarda, törenlerde toplumun yaşlıların veya rahiplerin oturmuş olabileceği düşünülebilir. Yapıda kabartmalar ve rölyefler bulunmaktadır. Bazıları ceylan ya da geyiklere benzetilmiş bir kısmı da silinmiştir. Collins’e göre AD yapısı, Karahan Tepe’deki törensel yolculuğun başlangıç noktası olarak kabul edilir. Katılımcıların buradan geçit penceresiyle AB yapısına geçildiği düşünülür. Yapıdaki düzen, ritüel bir tören, geçiş ya da topluluk toplantısı alanı olduğu düşünülür. Collins, bu alanın “Ruhun veya enerjinin canlandırıldığı, ardından diğer yapılar aracılığıyla sembolik bir dönüşümün yaşandığı bir kutsal merkez...” olabileceğini ileri sürer. (Collins, 2024, s. 2-5)


Karahan Tepe'de taş mimarisi, halk arasında Sütunlar Tapınağı olarak adlandırılan AB Yapısı'nda çok daha etkileyici bir şekilde mevcuttur. AD Yapısı'nın hemen kuzey - kuzeybatısında yer almakta olup, 70 santimetre (27.5 inç) boyutundaki dikdörtgen bir pencere aracılığıyla bu yapıya bağlanmaktadır; bu pencere, özellikle bu amaç için yerinde bırakılmış ince bir taş duvara oyulmuştur (bkz. şekil 6). Bu pencerenin diğer yanında yapının taş zeminine inen beş kaba şekilde oyulmuş basamak bulunmaktadır. Tamamen yamaçtan oyulmuş olan Sütunlar Tapınağı, köşeleri yuvarlatılmış trapez şeklindedir. Boyut olarak 7 metre (23 fit) uzunluğunda ve maksimum 6 metre (20 fit) genişliğindedir; güney ucu kuzey ucundan daha dardır. Kireçtaşı duvarları 2.3 metre (7.6 fit) yüksekliğe kadar yükselmekte olup, bunun ötesinde yapay olarak düzeltilmiş taş yüzey bulunmaktadır. (Collins, 2024, s. 5) 


AB yapısında 11 dik sütun bulunmaktadır. Bu sütunlar fallus biçiminde olup bunlardan 10’u doğrudan kaya kütlesinden oyularak yapılmıştır. Collins, Fallusların arasında hareket yönünü belirleyen sembolik bir rota olduğunu düşünmektedir. 11. Sütun şekli ve ağzıyla yılana benzemektedir. Bu sütunun mekanın koruyucu ruhu olduğu düşünülebilir. Dikili fallusların olduğu bu yapıda onlara bakar şekilde duran bir insan kafası bulunmaktadır. Bu kafa bir erkek kafasına benzer ve gövdesi yılanı andırır biçimdedir. (Collins, 2024, s. 5-9)


AA Yapısı olarak adlandırılan bölümde Karahan Tepe’deki üç kaya oyma yapının en kuzeydeki olanı anlatılmaktadır. Bu yapı, yaklaşık 8,5 metre uzunluğunda, 7 metre genişliğinde ve 1,1 metre derinliğinde, köşeleri yuvarlatılmış trapez biçiminde bir oyuktur. Batı duvarında, ön yüzünde kazıma tekniğiyle yapılmış uzun bir yılan motifi bulunan, 3,6 metre uzunluğunda kavisli bir oturma sekisi yer alır. Yılanın başı yukarı dönüktür ve hemen yanında kuzeye bakan bir tilki kabartması bulunur; bu iki figürün aynı yöne bakması, aralarında bir ilişki olduğunu düşündürür. Yapının kuzey kısmında zemine oyulmuş, yaklaşık 2,3 metre derinliğinde düzensiz bir çukur vardır; bu çukurun yanındaki oyuk, bir kişinin içine girebileceği büyüklüktedir. Doğu duvarına oyulmuş basamaklar yapıya inişi sağlar. Bu yapı, güneydeki “AB” yapısıyla kavisli bir kanal aracılığıyla bağlantılıdır. Kanalın kıvrımlı formu yılanı andırmakta ve olasılıkla ritüel geçişi simgelemektedir. Kazı başkanı Necmi Karul’a göre ziyaretçiler “AD” yapısından başlayarak bu kanal üzerinden AB’ye, oradan da AA’ya yönelmiş; bu sırayla gerçekleştirilen geçişlerin törensel bir anlamı olduğu düşünülmektedir. (Collins, 2024, s. 9-14)


AC Yapısı, Karahan Tepe’deki üç ana yapının doğu tarafında, AA Yapısının hemen yanında yer alan daha küçük ve basit bir kaya oyma yapıdır. Dairesel biçimli olan bu yapı, eğimli ana kayaya oyulmuş ve üzeri tonlarca molozla kapatılmış şekilde bulunmuştur. Bu durum, yapının diğer kutsal alanlar gibi bilinçli bir “gömmeyle” kullanım dışı bırakıldığını göstermektedir. Yapının güney ucunda, kısmına oyulmuş bir oturma sekisi bulunmaktadır. Bu sekiden kuzey ve kuzeydoğu yönüne doğru bakış hâkimdir. Bu yönelimin, bölgedeki diğer yapıların ritüel düzeniyle ve doğu ufkuyla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. AC Yapısı, boyut ve biçim açısından daha sade olsada, Karahan Tepe’deki tören alanlarının bütününe ait bir kutsal kompleksin parçası olarak değerlendirilmektedir. (Collins, 2024, s. 15)



Karahan Tepe kazılarında mimari yapılara ek olarak çok sayıda küçük buluntu ele geçirilmiştir. Bu buluntular arasında taş aletler, yontma taş endüstrisi ürünleri, özenle işlenmiş kireçtaşı heykelcikler ve hayvan biçimli nesneler yer almaktadır. Ayrıca delinmiş taş boncuklar, ok ucu biçimli parçalar, çakmaktaşı ve obsidyen örnekleri ile kemik aletler tespit edilmiştir. Bazı küçük buluntular, üzerinde geometrik çizimler veya stilize hayvan figürleri bulunan taş levhalardan oluşmaktadır. Bu eserlerin bir kısmı, yapıların zeminlerinde ya da dikilitaşların çevresinde bulunmuştur. Ayrıca insan başı biçimli küçük taş heykelcikler ve fallus biçimli taş objeler de ele geçmiştir. Bu küçük buluntular, Karahan Tepe’deki günlük kullanım eşyalarının, sembolik objelerin ve ritüel amaçlı taş eserlerin çeşitliliğini göstermektedir. (Çelik, 2011, s. 240-243)


Sonuç

Karahan Tepe, Çanak Çömleksiz Neolitik Dönemin erken evrelerine ait önemli bir yerleşim ve kült alanıdır. Kazı çalışmaları, alanın hem yerleşim hem de ritüel amaçlı olarak kullanıldığını göstermektedir. AD, AB, AA ve AC yapıları, kaya oyma mimarinin örnekleri olup, belirli bir plan düzeni içinde birbirine bağlı kutsal alanları temsil eder. Bu yapılar, dönemin toplumsal ve inançsal düzenine ilişkin veriler sunmaktadır. Mimari planlama, işlevsel ayrımlar ve hayvan kabartmaları, Neolitik dönemde sembolik düşüncenin ve toplu ritüel uygulamalarının varlığını göstermektedir.
Elde edilen bulgular, Karahan Tepe’nin Neolitik toplulukların sosyal örgütlenmesi, inanç sistemi ve mimari anlayışının gelişim sürecini incelemede önemli bir kaynak olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmaların ilerlemesiyle birlikte, bölgedeki kültürel yapının kapsamı ve diğer Taş Tepeler yerleşimleriyle ilişkisi daha ayrıntılı biçimde değerlendirilebilecektir.


Kaynakça

Collins, A. (2024). Karahan Tepe - It's Three Interconnected, Rock-cut Structures Examined. Journal of Archaeological Studies (n.d).

Çelik, B. (2000). A New Early-Neolithic Settlement: Karahan Tepe. Neo-Lithics(2-3).

Çelik, B. (2011). Karahan Tepe: A New Cultural Centre in the Urfa Area in Turkey. Documenta Praehistorica(38).

 



3/related/default