Aslında bu sorunun cevabı başlangıçta çok basit bir şekilde 'hayır' olacaktır. Çünkü eserin sahibi Tolkien kendisine de sorulan bu soruya karşılık olarak Yüzüklerin Efendisinin kesinlikle bir alegori olmadığını, daha çok en temel düzeyde Katolik bir eser olduğunu hatta alegorinin kendisinden de hiç hoşlanmadığını söylüyor. E peki madem yazarın kendisi soruya cevap veriyor neden hala tartışıyoruz dediğinizi duyar gibiyim, çünkü şöyle bir problem var, madem Yüzüklerin Efendisi Katolik bir eser, neden kitapların hiçbir yerinde Katolik Hristiyan değerlerden bahsedildiğini veya atıfta bulunulduğunu görmüyoruz?
Bırakın Hristiyanlığa atıfta bulunmayı, başka herhangi bir dinin izinden de söz edemiyoruz. Tolkien bu karışıklığı çözmemizi sağlayacak başka şeyler de söylüyor tabi, kendisine bir mektupta sorulan ''Yüzüklerin Efendisi Atomik bir gücün alegorisi mi'' sorusuna Yüzüklerin Efendisi'nin Atomik bir gücün değil ama Hakimiyet, kontrol altına alma anlamları için kullandığımız salt Güç'ün alegorisi olduğun söylüyor. E hani alegori değildi? Bir dakika ama, Tolkien ''Güç Alegorisi'' derken gücü kişiselleştiren bir alegoriden bahsetmiyor, ki bu tarz kaba ve dümdüz alegoriden hoşlanmıyor zaten, yakın arkadaşı ve 'Narnia Günlükleri'nin yazarı C.S. Lewis'in 'Hac Yolculuğu' kitabında olduğu gibi aklı, gücü, iyiliği veya kötülüğü farklı kişilerde toplayıp sunan bir alegori değil Tolkien'inki. Onunki daha çok 'Güç' kavramının bir sembolü, yazdığı ve anlattığı her şey esasında mutlak iyilik ve bunun karşısında Hristiyan ve birçok semavi dinin felsefesinde yer alan kibir ve güç sevdasından dolayı iyilikten 'düşen' insanlar var. Tıpkı Lucifer, yani iblis, tıpkı Sauron yani karanlıklar efendisi gibi.
Bilmem fark ettiniz mi, mutlak iyilik ve mutlak kötülük demedim, çünkü Tolkien verdiği bir röportajda Mutlak Kötülüğe inanmadığını, fakat Mutlak iyiliğe kesinlikle inandığını söylüyor. Onun için özünde kötü kişi yok, çeşitli sebeplerden çeşitli günahlardan ötürü iyilikten düşmüşler var. Bazıları kurtarılamaz seviyede evet, ama bu onları saf kötü yapmıyor.
Uzun lafın kısası: Katolik Hristiyan felsefesindeki bir çok kavramı Yüzüklerin Efendisinde sembolleştiren Tolkien, bazılarının iddia ettiği gibi bir dönemi veya bazı kişileri alegorik olarak temsil etmiyor. Binlerce yıldır anlatılan bir hikayeyi korkunç derecede yaratıcı bir dünyanın ve senaryonun içinde anlatıyor. Belki bir 'kaçış edebiyatı' yapıyor Tolkien evet, ama kendisinin dediği gibi:
''Kendini hapiste bulan bir insan kalkıp evine gitmek istedi diye onu nasıl küçümseyebiliriz? Ya da, kaçamıyorsa bile duvarlar ve gardiyanlar dışında bir şeylerden söz etmesi suç mu? Mahkum onu göremese de, dışarıdaki dünya hala gerçektir.''
Kaynakça
-Why Lord of the Rings is not an allegory (And why it very much is) 2017 - İntellectual Takeout
-Yüzüklerin Efendisi Yüzük Kardeşliği Deniz Erksan Önsözü 1991, İstanbul
