Türkiye'de Radyo Rejiminin Hukuksal ve Tarihsel Evrimi (1924-1954)

Mevlüt Tosun

Sanayi Devrimi ile birlikte hızla ilerleyen teknoloji, beraberinde insanların hayatlarını kolaylaştıran; demiryolu, telgraf, buharlı gemi, kablo sistemleri gibi icatları getirmiştir (Berktaş, 2021, s. 3). Bu gibi icatların çeşitli şekilde türetilmesiyle oluşan ve en önemli icatlardan olan Televizyon ve Radyo ise uzun bir süre popülerliğini korumuştur ve şu anki teknolojik cihazların temelini oluşturmuştur.

Dünya’daki teknolojik gelişmelerin Türkiye’ye gelmesi süreci ise olması gereken hukuki gelişmeleri beraberinde getirmiştir.



TÜRKİYE’DE İLETİŞİMİN İLK ADIMLARI ATILIYOR

 (Arvas, 2018, s. 412-413, 421-422)



Kurtuluş Savaşı sırasında iletişimin önemi anlaşılmış ve bu alanda adımların atılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu alanda ilk başta hızlı haberleşme ihtiyacının karşılanmasına yönelik yasal altyapı ve iletişim yetkisini PTT (Posta, Telgraf ve Telefon Umumiyesi) idaresine veren 21 Şubat 1924 tarihi ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu olmuştur. Bu kanunun içeriğinde PTT’nin bu alandaki tekel yapısı, yetkilendirilmesi, cezai yaptırımları, fiyatlandırma ve tarifeler yer almaktadır. Ayrıca bu kanunun 3. maddesinin 5. Fıkrasında telgraf ve telefon inşaat ve tesisatı yapacak şirketin bütün memurları hatta işçileri Türklerden oluşması şartı koşulmuştur.

 

TELSİZ İSTASYONLARININ TÜRKİYE’YE KURULMASI 

(Özçağlayan, 2002, s. 531)



406 sayılı kanunun etkisiyle telsiz, telgraf ve türevlerini ülke genelinde barındırabilmek için 1925 yılında çıkan 554 sayılı “Telsiz Tesisi Hakkında Kanun”, özellikle başkent Ankara’da olmak üzere bütün illerde telsiz şebekesi tesislerinin kurulmasını amaçlamıştır. Bunun akabinde PTT öncülüğünde, dönemin bahriye ve milli müdafaa bakanlık temsilcilerine danıştıktan sonra, Ankara ve İstanbul’da birer telsiz telgraf istasyonu kurulması amacıyla teknik bir komisyon oluşturulmuştur (Arvas, 2018). Bu istasyonlar için açılan ihaleler sonucu Fransız TSF şirketi ihaleyi alıp istasyonları kurmaya hak kazanmıştır. Ancak buradaki kıstas, sadece inşasının Fransız şirket tarafından yapılabileceğidir. Bu şirketin işletme hakkı yoktur. İstasyonların inşaatının sadece Türkler tarafından yapılmasını gerektiren kanun maddesine karşın dönemin Türkiye’sinde bu teknolojiyi yapabilecek bir firmanın olmaması, bu gelişmede etkili olmuştur.


TTTAŞ (TÜRK TELSİZ TELEFON ANONİM ŞİRKETİ)’NİN KURULUŞU

(Özçağlayan, 2002) (Taşçıoğlu, 2024, s. 549)

Dipnot: Bu dönemde "Telsiz Telefon" kavramı Radyo için kullanılmaktadır.

Bakanlar Kurulu, daha istasyonların inşaatı başlamadan yayın yapacak şirket konusunda 6 Ocak 1926 tarihinde Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi’nin şirket sözleşmesini onaylayan bir kararname çıkarmıştır. Sedat Nuri İleri önderliğinde kurulan TTTAŞ’ın ortakları arasında Anadolu Ajansı, Türkiye İş Bankası, dönemin Bolu Milletvekili Falih Rıfkı Atay ile Gümüşhane Milletvekili Cemal Hüsnü Taray yer almaktadır (Bengi, 2021, s. 115, 130-131) (Telsiz Müdürlüğü Tarihçesi). Bu şirkete Türkiye sınırları içerisinde kurulan istasyonların işletilmesi için 10 yıl süreyle izin verilmiştir.

 

TÜRKİYE’DE İLK RADYO YAYINCILIĞI DENEMELERİ


1925 yılında başlayan radyo istasyonlarının inşası 1927 yılında tamamlanmış ve hizmete hazır hâle getirilmiştir (Arvas, 2018). Bu radyo istasyonları, dönemin en güçlü vericilerinden birisi olmasını sağlayan 5 KW’lık güce sahiptir.


TTTAŞ, sahip olduğu 10 senelik lisans haklarına binaen istasyonların sahibi PTT’den Ankara ve İstanbul istasyonlarını kiralamıştır (Özçağlayan, 2002).

1931 yılına ait TTTAŞ Abonelik Makbuzu


Hazır hâle gelen İstanbul Radyo İstasyonu’nda test yayınları 1927 yılı mart ayında başlarken, düzenli ve programlı olarak ilk kez 6 Mayıs 1927’de Eşref Şefik tarafından söylendiği düşünülen 

Alo alo, muhterem samiin (dinleyiciler). Burası İstanbul Telsiz Telefonu, 1200 metre tul-u mevç (dalga uzunluğu), 250 kilosaykıl (hertz). Şimdi akşam neşriyatımıza (yayınımıza) başlıyoruz.” 

sözleri, Türkiye’de kayıt altına alınan ilk radyo anonsu olarak tarihe geçmiştir (Arvas, 2018).  Ayrıca vericilerin güçlü olması ve diğer ülkelerden de dinlenebilmesi sebebiyle Fransızca, Almanca gibi dillerde de anonslar yapılmıştır. (Özçağlayan, 2002) (Türkiye'de ilk Radyo Yayını)


1936’ya kadar olan dönemde yapılan programların %85’i musiki programları ağırlıklı olmuştur. (Arvas, 2018)


Ayrıca akşamları gündem haberleri verildikten sonra Anadolu Ajansı’nın gazetelere mahsus hazırladığı haberler de sunulmuştur. Bu sebeple Türkiye’de “Radyo Gazeteciliği” kavramı da ortaya çıkmıştır. (Bengi, 2021)

 

DEVLET TEKELİNE GEÇEN RADYO YAYINCILIĞI

Döneminin PTT Logosu

TTTAŞ’a verilen 10 yıllık süre 1936 yılında dolunca hükümet, ağustos ayında çıkardığı bir kararname ile radyonun (o dönemki adıyla telsiz telefonun) yönetimini doğrudan ele almıştır. Bu kararnameden sonra TTTAŞ, tasfiye süreci başlatılmıştır. (Arvas, 2018). Yani kısaca bahsetmek gerekirse: Radyo, devletleştirilmiştir (Özçağlayan, 2002) (Taşçıoğlu, 2024).


Bu sebeple bu döneme “Devlet Tekeli ve Yönetiminde Radyo” dönemi de denmektedir. Radyo yayını yapacak bir kuruluşun bulunmaması nedeniyle PTT, İstanbul ve Ankara baş müdürlüklerini görevlendirerek geçici süreyle radyo yayını hizmetini üstlenmiştir. (Özçağlayan, 2002)


DEVLET TEKELİ DÖNEMİNDE RADYO YAYINCILIĞI



1936-1940 arasındaki döneme ayrıca “Hazırlık dönemi” de denmiştir. Çünkü bu alandaki düzenlemeleri içeren “Telsiz Kanunu”, 23 Haziran 1937 tarihinde yürürlüğe konmuştur. Bu kanunda; yayın ve eğitim amaçlı radyoların temini ve yayıncılığının kimler tarafından izin verilerek yapılacağı, şahıslara yasak olan radyo yayıncılığının cezai hükümleri ve radyo dinleyicileri için radyo satın alımı sonrası ruhsat (abonelik) işlemleri için hükümler bulunmaktadır.


Devlet tekelindeki radyo; 1936’dan 1940’a kadar PTT yönetimindeyken, 1940 yılında Matbuat Umum Müdürlüğü’ne (Günümüz adıyla Basın Yayın Genel Müdürlüğü’ne) devredilmiştir (Bengi, 2021). II. Dünya Savaşı sürecinde tek partili iktidar parti konumunda olan CHP, radyoyu etkili bir propaganda amacı olarak kullanmıştır (Taşçıoğlu, 2024). Zira bunun farkına daha önceden varan Nazi Almanyası lideri Hitler ve propaganda bakanı Goebells, halkı radyo sayesinde örgütlemiştir (Kasım, 2011, s. 64).


Ayrıca bu dönemde Türkiye’nin izlediği politikanın dış ülkelere de aktarılması amacıyla Arapça, Bulgarca, Farsça, Fransızca, İngilizce ve Rumca haber yayınları da başlatılmıştır (Bengi, 2021).


Çok partili sürece geçerken 1946 seçimlerinde propaganda hakkı muhalefet partilerine (CHP dışındaki partilere) verilmemiş, 1950 seçimlerinde bu hakka muhalefet partileri de sahip olmuştur. Ancak 1954 seçimlerinde yeni iktidar Demokrat Partisi, radyonun muhalefet partilerinin kullanımına yasaklamıştır. (Taşçıoğlu, 2024)


Kaynakça

  • Arvas, İ. S. (2018, Aralık). Türkiye'nin Radyo ile Tanışması ve Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi. UKSAD Dergisi.
  • Bengi, H. (2021, Ocak). Anadolu Ajansı'nın Türk Radyoculuğuna Katkıları. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi.
  • Berktaş, S. (2021, Şubat). Sanayi Devrimi ile Gelen Değişim: İş Bölümü ve Yabancılaşma. Atlas Ulusal Sosyal Bilimler Dergisi.
  • Kasım, M. (2011). Hitler Döneminde Propaganda Aracı Olarak Radyo. Selçuk Üniversitesi İletişim Dergisi.
  • Özçağlayan, M. (2002). Türkiye'de Radyo Yayıncılığının Gelişimi. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi.
  • Taşçıoğlu, R. (2024, Mayıs). Türkiye'de Yayıncılığın Tarihsel Gelişimi: Matbuattan Medyaya, DevletTekelinden Özel Yayıncılığa Kısa Bir Bakış. TRT Akademi Dergisi.
  • Telsiz Müdürlüğü Tarihçesi. - Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü. adresinden alındı
  • Türkiye'de ilk Radyo Yayını - TRT Arşiv YouTube Kanalı. (4'47'')
  • Kanunlar için, www.mevzuat.gov.tr

 

 

Tags:
3/related/default